İğne Deliğinden Fil Geçer mi!

8 Haziran 2010 Salı


Basit ve dürüst bir hayat yaşayan bir ayakkabı tamircisiydi. Fakir bir adamdı; hanımına ve çocuklanna bakması için çok çalışması gerekiyordu. Ama ne zaman azıcık fazla parası olsa onu Yaratıcısının yolunda harcar, kendisinden daha fakir olanlara sadaka verirdi.
Bu ayakkabı tamircisi çok büyük bir çınar ağacının yanıbaşında yaşardı. Bütün çınar ağaçlan gibi bu ağacın da ana gövdesi çok iriydi ve bu ana gövdeden her biri orta büyüklükte başka ağaçların gövdesi kadar kalın dallar çıkıyordu. Ağaç çok yaşlıydı ve tek başına sanki küçük bir orman gibiydi.
Bir gün ayakkabı tamircisi çınar ağacının gölgesinde çalışırken, insan suretinde bir melek onu ziyarete geldi. Misafırinin nurani bir melek olduğunu hisseden ayakkabı tamircisi onu görmekten son derece mutlu oldu. Onu saygıyla karşıladıktan sonra:
“Bana Rabbimden haber mi var?” diye sordu.
“Evet,” diye cevapladı melek, “biraz önce Onunlaydım ve seni görmeye beni O gönderdi.”
Ayakkabı tamircisi bunu duyunca çok şaşırdı, çünkü kendisi basit bir ayakkabı tamircisi iken Rabbi ona meleğini göndcriyordu! Bir süre sonra merakı çekingenliğini yendi ve sordu:
“Rabbim neden senin beni görmeni istedi?”
“Senin bazı soruların olabileceğini düşündü.”
“Sorular mı?’
Ayakkabı tamircisi şaşırmıştı. Melek onun sorularını cevaplamaya gelmişti. Tabii ki, zaman zaman sorulan oluyordu, ama şimdi karşısına çıkan bu eşsiz firsat karşısında zihni bomboş hale gelmişti. Şaşkınlığı arasında soracak bir şeyler bulabilmek için zihnini zorladı. Birden aklına bir şey geldi. Çok derin bir şey değildi, ama en azından bir soruydu:
“Onu gördüğündc Rabbim ne yapıyordu?”
Aslında, ayakkabı tamircisini bir çeşit sınavdan geçirmek için gönderilmiş olan melek kendisine emredildiği üzere şu cevabı verdi:
“Bir iğnenin deliğinden bir fil geçiriyordu.”
“Bir iğnenin deliğinden bir fil mi geçiriyordu?”
Ayakkabı tamircisi bir an şaşırmıştı. “Pekala” dedi sonra, “Onun gücü buna da yeter.”
Şaşırma sırası bu defa melekteydi, çünkü kulağa imkansız ve hikmetsiz gelen bu söze ayakkabı tamircisinin hemen inanması onun garibine gitmişti. Onun bu saflığına gülümseyerek “Buna gerçekten inanmıyorsun ya?” diye üsteledi.
“Allah bunu neden yapamasın? Onun için hiçbir şey imkansız değil. Bu dünya Onun mucizeleri ile dolu. Her gün güneşin doğmasını O sağlıyor. Rüzgarlan O estiriyor. Irmakların akmasını ve çiçeklerin büyümesini O sağlıyor.”
“Şuna bir bak” diye devam etti ayakkabıcı. Yere eğildi ve çınar ağacının dibinden bir tohumu eline aldı.
“Bu tohumun içerisinde altında durduğumuz kadar büyük bir çınar ağacı var. Sadece dışan çıkmayı bekliyor. Eğer Allah bu kadar büyük bir çınar ağacını bu kadar küçük bir tohuma sığdırabiliyorsa, bir fili iğnenin deliğinden elbette ki geçirebilir.”
Ayakkabı tamircisinin sözlerindeki hikmeti duyan melek, onun söylediklerinin doğruluğunu kabul etmek zonında kaldı. Bu adamın ilk düşündüğü gibi saf biri değil, tam tersine, her şeyde Allah’ın kudret elini gören çok akıllı birisi olduğunu anladı...




1 yorum:

Adsız dedi ki...

güzel ama bisey anlamadım daha doğrusu uzun oldğu için okumadım kısaltın yahuuuuuuuu

Yorum Gönder

 
 
 

Kim Nerede?

page rank domain dindersi.biz

Sayfa Görünümü

Takipçilerimiz

Religion Blogs - Blog RankingsTopOfBlogs

Gazete Oku

Arşiv

 
Sinavvar.net@Tüm Hakları Saklıdır@Hak İhlali Bildirimi İçin İletişim Bölümünden İrtibata Geçiniz